Akdeniz ve Ege'nin buluşma noktasındaki yarımadanın üzerinde kurulu olan Datça, yüzlerce yıldır denizle bütünleşen doğal güzelliğiyle insanların hayranlığını kazanan bir yerleşim birimidir. Döneminin en önemli liman kentlerinden biri olan Knidos'un tarihi ve kültürel zenginliği üzerine kurulu olan Datça; Dorlar, Persler, Atinalılar, Romalılar, Germiyanoğulları ve Osmanlı dönemlerinden derin izler taşır.
Birbirinden güzel koylar, pırıl pırıl tertemiz denizi, köklü tarihi, bozulmamış doğası, zengin flora ve faunası, oksijeni bol, nem oranı düşük, yılın 300 günü güneşli havası ve ılık iklimiyle Datça, Akdeniz ve Ege'nin buluştuğu bir cennettir. Tarihte havasının insanları iyileştirdiğine dair rivayetler olan Datça'ya, günümüzde de kalp, dolaşım, sinir ve romatizma hastaları sıkça gelir.
Ülkemizde ilk önce badem çiçekleri Datça yarımadasında açar; ilk çağlası Şubat ayında çıkar. Yarımada yıl boyu süren rüzgârı, yelken ve sörf için elverişli koyları, su altı dalış serbest alanları ve doğa yürüyüşü parkurlarıyla da öne çıkar.